Çölde Üretilen Elektrik, 4 Bin Kilometrelik Enerji Hattıyla İngiltere’ye Taşınacak

Çölde Üretilen Elektrik, 4 Bin Kilometrelik Enerji Hattıyla İngiltere'ye Taşınacak

4 Haziran 2026 – Yusuf Arslan

Fas’ın Guelmim-Oued Noun bölgesinde, büyük ölçekli güneş ve rüzgar enerjisi tesislerinin kurulması planlanıyor. Bu proje ile üretilen elektrik, yüksek voltajlı doğru akım (HVDC) teknolojisi kullanılarak deniz altı kablolarıyla İngiltere’nin Devon bölgesine taşınacak. Yaklaşık 4 bin kilometre uzunluğundaki bu enerji hattı, başarılı bir şekilde hayata geçirilirse dünyanın en uzun deniz altı enerji bağlantılarından biri olma özelliğini taşıyacak.

**Büyük Enerji Koridoru Hayata Geçiyor**

Projeyi geliştiren Xlinks şirketi, Fas’ın güneşlenme süresi ve güçlü rüzgar kaynakları sayesinde yıl boyunca sürekli ve istikrarlı enerji üretiminin mümkün olduğunu vurguluyor. Sistem tam kapasiteyle çalışmaya başladığında, İngiltere’nin elektrik ihtiyacının yaklaşık yüzde 8’ini karşılayabileceği ve yaklaşık 7 milyon haneye enerji sağlayabileceği tahmin ediliyor. Projenin toplam maliyetinin yaklaşık 25 milyar sterlin (yaklaşık 32 milyar dolar) olması bekleniyor ve bu rakamın büyük bir kısmı enerji üretim tesisleri, batarya depolama sistemleri ve deniz altı kablo altyapısına harcanacak.

Enerji uzmanları, bu projenin sadece elektrik üretimi açısından değil, aynı zamanda Avrupa’nın enerji güvenliği ve yenilenebilir enerji dönüşümü açısından da stratejik bir öneme sahip olduğunu belirtiyor. Son yıllarda yaşanan enerji krizlerinin ardından, ülkeler alternatif enerji kaynaklarına yönelmekte ve benzer sınır ötesi enerji projelerine daha fazla ilgi göstermektedir.

**Projenin Zaman Çizelgesi**

Projenin inşaatına 2027 yılında başlanması hedefleniyor; bu da gerekli izinlerin ve finansmanın tamamlanmasını takiben gerçekleşecek. Xlinks’in mevcut planlarına göre, sistemin 2030’lu yılların başında devreye alınması ve tam kapasiteyle çalışmaya başlaması öngörülüyor. Kablolar, Atlantik Okyanusu boyunca ilerleyerek Portekiz ve İspanya kıyılarından geçerek İngiltere’ye ulaşacak.

Mühendislik açısından oldukça karmaşık bir yapıya sahip olan bu proje, hem deniz altı altyapısı hem de enerji iletim teknolojileri açısından dikkatleri üzerine çekiyor. Finansman ve izin süreçleri devam etse de, projeyi destekleyenler, bu yatırımın temiz enerji alanında yeni bir dönemi açabileceğini savunuyor. Projenin tamamlanması durumunda, bir ülkede üretilen yenilenebilir enerjinin binlerce kilometre uzaklıktaki başka bir ülkeye sürekli olarak taşınmasının en büyük örneklerinden biri ortaya çıkmış olacak.

Author: Ece Koç